“Kulaç Atamıyoruz Ama İl Birincisi Oluyoruz”
Marmaris Yüzme Akademisi sporcuları, antrenman koşullarının kısıtlı olduğu bir dönemde katıldıkları müsabakalarda elde ettikleri il dereceleriyle sadece başarı değil, aynı zamanda güçlü bir mesaj verdi.

Havuz imkanlarının aktif olarak kullanılamadığı bir süreçte gelen bu dereceler, sporcuların azmini, eğitmenlerin emeğini ve velilerin desteğini açıkça ortaya koydu. Bu tablo, “her şeye rağmen” ifadesinin somut karşılığı oldu.
Yarışmalarda;
Doğa Coştur 7 branşta il birinciliği,
Mira Erdoğan 4 branşta il birinciliği,
Ömer Dalkılıç 6 branşta il birinciliği ve 1 branşta il ikinciliği,
Akan Deniz 4 branşta il ikinciliği ve 1 branşta il üçüncülüğü,
Defne Ay 2 branşta il birinciliği, 3 branşta il ikinciliği ve 1 branşta il üçüncülüğü,
Dora Divanoğlu 3 branşta il birinciliği,
Poyraz Aytekin 3 branşta il üçüncülüğü,
Elif Ada Taşdelen ve Zeynep Taşdelen 1’er branşta il üçüncülüğü,
Ela Tuğ ise 1 branşta il ikinciliği ve 1 branşta il üçüncülüğü elde etti.
Elde edilen bu sonuçlar yalnızca bir spor başarısı değil; aynı zamanda bir duruşun, bir emeğin ve bir bağlılığın göstergesi oldu.
Marmaris Yüzme Akademisi cephesinden verilen mesaj ise net:
“Bu bizim çığlığımız. Biz sesimizi tartışmayla değil, başarıyla duyuruyoruz. Madalyalarımızla, kupalarımızla konuşuyoruz.”
Sporcuların ve ailelerin ortak duygusu ise şu noktada birleşiyor:
Yüzmeye olan bağlılık, her koşulda devam ediyor. Ancak bu emeğin sürdürülebilirliği için antrenman imkanlarının kesintisiz olması büyük önem taşıyor.
Bugün elde edilen dereceler; sınırlı imkanlara rağmen gelen bir başarıyı temsil ederken, aynı zamanda geleceğe dair güçlü bir uyarıyı da içinde barındırıyor:
Bu çocuklar yüzmek istiyor.
Bu çocuklar çalışmak istiyor.
Ve bu emek karşılıksız kalmamalı.
Marmaris Yüzme Akademisi sporcuları, kazandıkları derecelerle yalnızca kürsüye çıkmadı; aynı zamanda herkesin duyması gereken bir mesaj verdi.


