Datça’da “Zıtlıkların Ressamı” olarak bilinen Tamer Ertuna, Sendito Orka Lotus Beach Hotel’de sergi açtı. Kalimerhaba Derneği’nin turizm ve sanat etkinlikleri kapsamında sezonun ilk Turizm ve Sanat Sergisini açtıklarını söyleyen Ertuna “ Doğaya olan tutkum bu gün için tablolarıma yansıyan düşlere dönüşmüştür. Yaşadığımız dünyayı tehdit eden çevre sorunları, insanların ve dünyayı paylaştığımız diğer canlıların mutlulukları, mutsuzlukları, özlemleri, kavuşmaları adeta bir tablo resmigeçidi halinde siz değerli sanatseverlerin izlencesine sunulmuştur. Umarım benim hissettiklerim bu resimlerimle size de yansır. Ben sanatın özgür olmadığı bir dünyayı kabul edemiyorum. Sanatçıya destek önemli bu nedenle bu serginin açılmasında yanımda olan herkese teşekkürü borç bilirim “ dedi.

TAMER ERTUNA ÖZGEÇMİŞ
Tamer Ertuna, Bulgaristan’dan göç eden bir ailenin ferdi olarak 5 Şubat 1958’de İstanbul’da doğmuştur. 1979 yılında İstanbul İktisadi ve Ticari İlimler Akademisinden (İİTİA) mezun olup uzun yıllar özel sektörde muhasebecilik yaparak emekli olmuştur. Doğa sevgisi ile çocukluk yıllarından başlayarak önce su altına, sonra da dağcılığa merak sarmış bir süre profesyonel olarak treacking rehberliği de yapmıştır. Uzun zamandır şiir yazmaktadır. Sanatın tüm kollarına her zaman ilgi duymuştur. Emekli olduktan sonra, yoğun olarak resim çalışmalarına başlamıştır. Geçmiş uygarlıkların izlerini ve diğer yandan da doğanın her mevsimdeki halini hatta her anını merak ettiği için uzun ve sık yürüyüşler yapmaya koyulmuştur. Dikkatli bir gözlemcidir. Bu ilgileri ve edindiği tecrübeleri hayal dünyasını geliştirmiş ve üretim yapması için ona enerji vermiştir. Fark ettiği değişimler onu derinden etkilemektedir. Duyduğu coşku veya hüzünler çoğu zaman ironik bir şekilde işlerine yansımaktadır. En çok önem verdiği konu ‘doğal yaşam’dır. Yaratılış onu büyülemektedir. Gelip geçici olmamıza rağmen insanların doğaya umursamadan kalıcı zararlar veriyor olması kendisini rahatsız etmektedir. Zaman içinde yaptığı resimlerde kendi dünyasını ayrı bir dünya olarak çizmeye ve kendisini de onun üzerinde sırtüstü yatan hasta bir kuş olarak göstermeye başlamıştır. Bulunduğumuz sonsuzluktan yola çıkarak içi çelikleri ve karşıtlıkları aynı resim içinde barındırmak için zaman zaman gece ile gündüzü (güneş ile ay ve yıldızları) aynı resim içinde birlikte kullanır. Bu bir yandan da yaşadığı iki uca coşku ve çöküşe bir göndermedir. Dünyası üzerinde sırtüstü yatan kuş onun resmindeki bir imzası gibidir. O bir yandan bir izleyici olarak bulunduğu resme ve ayrıca resme bakanlara da bakmaktadır. Tamer Ertuna, resimlerini muhtelif renk ve kalınlıklarda permanant ve yaldızlı kalemler kullanarak yapmaktadır. Tekniği zaman içinde kendiliğinden gelişmiştir. Kendine özgündür. Yurtiçinde ve yurt dışında birçok sergiye katılmış olan ressamın kitap ve dergilerde kullanılmış olan resimleri de bulunmaktadır. Tamer Ertuna, Datça’ya yerleşerek çalışmalarına orada devam etmektedir.