Tabloları Müzik Fısıldayan Sanatçı: Sibel Sun

0
44

Sibel Sun, ünü ve eserleri ülke sınırlarını aşmış, Marmaris sevdalısı bir ressam. Çağdaş klasik resmin tanınmış ismi Eser Afacan, O’nu anlatırken, eserlerinden adeta müzik tınısı yaydığını vurgulayarak şu ifadeleri kullanmış: “Sibel, benim bizzat arkadaş olmak istediğim ender kişilerden biridir. Kendine has renkleri ve tertemiz düzeneği ile hem göze hitap eden hem de düşündüren Sibel’in kişiliğidir. Bir orkestra şefinin hatasız orkestrayı idare edebilmesi gibidir O’nun eserleri ve ilk defa gördüğünüz eserlerinde dahi, ‘ben bu müziği hatırlıyorum’ dedirtir.” İşte böylesine değerli bir sanatçıyla Sibel Sun’la, Marmaris’in Beldibi mahallesi Gökbel mevkiindeki harikulade manzaraya sahip, büyük bir özenle dekore edilmiş, insanın yüreğini ısıtan evinde söyleştik. Üstat Eser Afacan haklı galiba, Sibel Sun’un gördüğüm eserlerinin yanısıra eşsiz Marmaris manzarası, yaylı çalgılardan çıkan hoş melodilerin kulağımda çınlamasına sebep oldu, bana da şarkılar hatırlattı söyleşi boyunca.

Sibel Sun’la söyleşimiz, görenlerin imrenmekten kendini alamayacağı evini gezerken başladı. Kulağım ondaydı ama gözlerimi etraftan alamıyordum. Duvarlarda hem O’nun hem de O’na hediye edilmiş müthiş tablolar, benzerlerini daha önce görmediğim orijinal mobilyalar, belki de yüzlerce aksesuar o kadar özenle dekore edilmişlerdi ki, göz keyfi yaşatıyorlardı. Bu arada, yayılan tütsü kokularını solumaktan, sormaktan da geri kalmıyordum, özgeçmişini, evdeki tüm tabloların hikayesini öğrendim.

Sanatçı, 1963’de Norveç’te doğmuş, 7 yaşında eğitim almaya başladığı Ankara Devlet Konservatuarı Keman Bölümü’nden 16 yaşında mezun olmuş. 1980 – 81’de Oslo’da IPA Moda Tasarımı eğitimi, 1982 – 83’de Skjeberg’de Tiyatro Kostüm Tasarımı eğitimi almış. Ama çocuk yaşlarda başladığı resim sanatına olan ilgi ve yeteneği ağır basmış, resimi hayatının merkezine almış. 1983 – 85 yıllarında Norveç Güzel Sanatlar Akademisi Resim Bölümü’nde özel öğrenci olarak eğitim aldıktan sonra 22 yaşında 22 tablosunun yer aldığı ilk kişisel sergisini Oslo’da açmış. Bunu ulusal ve Çin’e kadar uzanan uluslararası çapta onlarca serginin yanısıra fuarlar takip etmiş. İki çocuk annesi Sibel Sun, şimdilerde güzel mi güzel, şirin mi şirin evinin üst katında oluşturduğu, mum kokulu atölyesinde halen çalışmalarını sürdürüyor. Sanki bir sanat galerisini gezmişçesine etkilendiğim, beş duyu organımı da harekete geçiren ev içindeki turumuzun ardından bahçedeki masada kahvelerimizi yudumlar, pastalarımızı yerken devam ettiğimiz söyleşimizin bundan sonraki bölümü ise satırlarımıza şöyle yansıdı:

Ş.M.: Hem hakkınızda çıkan yazılar hem de evdeki tablolardan da anladığım kadarıyla resimlerinizin ana teması kadın. Neden kadın?

S. Sun: Kadın yaratıcıdır, kadın kutsaldır, değerlidir, değer katar. Bütün bu özellikleri belki de beni cezbeden.

 

Ş.M.: Resim, kabiliyet mi, eğitim mi gerektirir?

S. Sun: Ben Norveç’te resim eğitimi de aldım ama sorunuza tek kelimeyle yanıt verirsem kabiliyet. Biraz daha açarsam, kimse eğitim gereksiz diyemez. Eğitim alarak, matematiksel resim yapabilirsiniz. Hatırlar mısınız, TRT’de kıvırcık saçlı ressam diye hatırlanan Bob Ross aşırı hızlı şekilde resim yapardı. Eğitim ve tecrübesini birleştirip, matematiksel görüntü elde ederdi. Ama kişiliğini, hayalini tuvale aktarabilmek farkli bir kabiliyet ister. Bu yüzden hem eğitimli hem alaylı biri olarak ben alaylıların daha kıymetli olduğunu düşünüyorum. Ayrıca keyif alarak resim yapan herkesin de ressam olması gerekmiyor. Elbetteki bu işi profesyonel olarak yapan bizlerin hobi olarak yapanlara gore ayrıcalığımız var, öyle de olmalı zaten.

Ş.M.: İlk serginizi ölçüt alarak 32 yıllık ressamlık yaşantınızda kaç esere hayat verdiniz?

S. Sun: Zor bir soru, binlerce diyebilirim, 6-7 bin mesela. Ama bunlardan sadece 10 kadarı bende geri kalanını sattım yada hediye ettim.

Ş.M.: Şimdi nerede o binlerce sanat eseri, kimlerin elinde?

S. Sun: Türkiye’de, Çin’de, Norveç’te, İtalya’da, İngiltere’de Japonya’da, Amerika’da Dubai’nin de aralarında bulunduğu onlarca ülkede tablolarım olduğunu biliyorum. Bir önceki Cumhurbaşkanımız sayın Abdullah Gül’e birini hediye etmiştim. Sertab Erener, Öykü Serter ve Fatih Erkoç, tablolarıma sahip olan şimdi hatırlayabildiğim tanınmış isimlerden. Eserlerimin kıymetini anlayan insanların elinde olması beni mutlu ediyor.

Ş.M.: Tablo, denildiği gibi iyi bir yatırım mıdır?

S. Sun: Öncelikle şunu söyleyeyim sanat eserinin ikinci eli olmaz. Hep, birinci elden değer görür, sahibinin değil yaratıcısının adıyla anılır. Yıllandıkça da değer kazanır. Altın, döviz, borsa hepsini bir kenara koyun, tablo daha iyi bir yatırım aracıdır.

Ş.M.: Peki bu yatırım piyasası sağlıklı işliyor mu?

S. Sun: Tabii ki her sektörde oldugu gibi burada da aksaklıklar söz konusu. Sanat anlayışının bazı kimseler tarafından yanlış algılanması; galeri – sanatçı ilişkisinin yıprnmasın neden olabiliyor. Bazı galeriler sergi gelirinin yüzde 30 hatta yüzde 50 gelirini ve ayrıca  bir resim hibe istiyor. Maalesef bazı sanatçılar tüm bu şartları kabul ediyor. Ben bu koşullar nedeniyle Galeri sergilerimi minimale indirdim. Teknoloji çağının nimetlerinden faydalanarak sosyal medya üzerinden sanat severlerle buluşuyorum. Gönül isterdi ki galerilerin koşulları  bu kadar ağır olmasaydı da bizler gibi düşünenler bu kurumlara daha yakın olmayı sürdürebilseydik. Zira ne galeri sanatçısız ne de sanatçı galerisiz olmalıdır. Çünkü işin mali tarafıyla sanatçının karşı karşıya kalmasının doğru olmadığını düşünüyorum. Bu anlamda can dostum ve menejerim Ayça Çulhaoğlu Kaya’nın yanımda olması beni çok mutlu ediyor. Çünkü menejerlik anlamında da ülkemizde sanatçılarımız büyük sıkıntı yaşamaktadırlar.

Ş.M.: Gelelim Marmaris’imize.. Marmaris sizin için ne ifade ediyor?

S. Sun: Marmaris bir cennet, gözbebeğim. 30 yıldır gelir giderim, 2011’den bu yana da hemen hemen hep buradayım.

Ş.M.: Peki Marmaris’teki sanat anlayışından, potansiyelini nasıl değerlendirirsiniz?

S. Sun: Burada bir sergi açtım; ancak, üzülerek belirtmeliyim ki beklentilerimin çok altında kaldı.

Ş.M. : Bu kadar çok sevdiğiniz kentte Marmaris sanat hayatına yönelik hayaliniz var mı?

S. Sun: Vardı, Kale sokakları projesi çok önemliydi benim için. Dünyaca ünlü sanatçıları, hatta bir tanesi soğuk savaş dönemlerinde yıkık evlerin arasında duvar resmi çalışmış bir ressam, ödüllü bir sanatçı, bir kuruş almayacaktı. İstanbul’dan, Avrupa’dan çok değerli sanatçılar da gelecek, Kale bölgesindeki yapılara resimler yapacaktı. Projenin hayata geçmesi için o kadar çok çabaladım ki, ama başaramadım. Yöneticileri, bürokrasiyi aşamadım, olmadı. Ama hala bu hayalim sürüyor. Bakarsınız, birileri projemin önemini kavrar da hayata geçirmek için yardımcı olur.

Ş.M. : Resim yaparken bulunduğunuz ortam önemli midir? Nasıl bir ortamı tercih edersiniz? Marmaris, resim yapmak için uygun bir ortam mı?

S. Sun: Bazıları Marmaris’te yaşadığımı hatırlatarak, resim yapmak açısından ‘şanslı’ olduğumu söylüyor. Doğru, böylesi doğa harikası bir yerde yaşadığım için çok şanslıyım. Bunun yanısıra huzurlu olduğum her ortamda yaptığım sanat dalını icra edebilirim. Dolayısıyla güzel Marmaris’imizde çalışmalarımı sürdürüyor olmak benim için ek bir nedendir.

KİŞİSEL SERGİLER:

1985 T.G. Harnessing Oslo 22 tabloluk performans. ( Holding binasında sergilenmektedir).

1998 Dali Sanat Galerisi Ankara

1999 Artium Sanat Galerisi Ankara

2000 İSO Odakule Sanat Galerisi İstanbul

2001 Milo Sanat Galerisi Ankara

2002 Valör Sanat Galerisi Ankara

2004 Nurol Sanat Galerisi Ankara

2006 Toprak Sanat Galerisi İstanbul

2007 Hayela/Toprak Sanat Bursa

2008 Nurol Sanat Galerisi Ankara

2008 Toprak Sanat Galerisi Bodrum

2009 Toprak Sanat Galerisi Bodrum

2009 Toprak Sanat Galerisi İstanbul

2010 Nurol Sanat Galerisi Ankara

2010 Nurol/Oasis S.Galerisi Bodrum

2011 Almelek Sanat Galerisi İstanbul

2012 Aperion Art Sanat Galerisi İstanbul

2012 Salgs Galleriet Oslo

2013 Galeri M Ankara

SANAT FUARLARI:

2001 Anart Sanat Galerisi Tüyap

2002 Anart Sanat Galerisi Tüyap

2003 Valör Sanat Galerisi Tüyap

2004 Medya Sanat Galerisi Tüyap                        

2014, Bilkent Sanat Sokağı Galerisi,

2015, PG Art Sanat Galerisi Ankara.

2012  (Alpeden Art İstanbul) Almelek

Yorum Yaz

Lütfen Yorumunuzu yazınız!
Adınız

*