‘Hayatta zevk alarak yaşıyorsan, Hayatta oluş amacını yaşıyorsun demektir.’

0
26

Selnur Teke, 1971 İstanbul doğumlu. Yıldız Teknik Üniversitesi Kimya Mühendisliği ve Viyana Teknik  Üniversitesi Yazılım Mühendisliği bölümlerinden mezun olmuş. Kariyerinin 2. yılında bir kimya firmasının bilgi işlem departmanında çalışmaya başlamış ve bu firmada 15 yıl içinde 8 pozisyonda ve 4 farklı ülkede üst kademe yöneticilik yapmış. Yaşamının belli bir noktasında radikal bir karar vererek kurumsal iş dünyasından ayrılıp şifa bilimine gönül vermiş ve bu konuda tam 21 tane eğitim alan Selnur Teke, hala eğitim almaya devam ediyor.

Selnur hanım şimdi Brennan Şifa Bilimi Seansları, Gestalt Koçluk Bireysel ve Grup Seansları,  Access Bars Bireysel Seansları, Kurumsal Koçluk Seansları, Kurumsal Şifa Bilimi Seansları ve “Hayatın Dengesi” adlı çalıştayla şifa dağıtıyor.

Selnur Hanım, o kadar pozitif bilim eğitimleri aldıktan sonra hayatınızdaki bu radikal değişime nasıl karar verdiniz?

2010 yılında iş ve özel hayat dengem çok kötüydü, iş hayatımda hızla ilerliyordum ve kısa sürede üst pozisyonlara çıkmıştım ancak bu arada özel hayatımı ihmal ediyordum. Şirketim bana bir koç verdi, iş ve özel yaşamımı dengelemek için koçluk almaya başladım.

Aynı tarihlerde bir öneriyle Metin Hara’ nın “İnsana Güven” felsefesinden haberdar oldum, denemeye karar verdim ve eğitimlerine devam ettim. Böylece hem koçum hem de Metin Hara benim bu dünyada bir şeyleri fark etmemi sağladılar.

2014 yılına kadar hem çalışmaya hem de farklı eğitimler almaya devam ettim. Çok yoğun çalıştığım dönemlerde bir trafik kazasında babamı kaybettim. Çok etkilendim ve işimi yaşamımı sorgulamaya başladım. O sıralarda şirketim beni farkındalığımı arttırmam amacıyla Afrika’ ya labirent eğitimine gönderdi.  Bu eğitimin amacı bireyin daha verimli daha huzurlu ve mutlu olmasını sağlamaktı. Çünkü eğer siz iç huzurunuzu sağlayabilirseniz daha başarılı olursunuz, sizin başarınızda şirketin başarısını getirir. Daha istekli olursunuz, şirketinize sadakatiniz artar. Çünkü şirketinizin size değer vermiş olduğunu anlarsınız. Afrika’da ilginç şeyler oldu. Bir gün yolda hiç tanımadığım bir kadın ben de bir enerji olduğunu söyledi. Yine Afrika’da benim şu anda devam ettiğim Barbara Brennan şifa bilimi okulunun öğrencisi olan bir arkadaşım, bana okuldan, okulun amaçlarından söz etti, çok etkilendim. Sanki bütün bunlar bana bir uyarı, bir yol göstericiydi ve bu okula  gitmeyi karar verdim. Eğitimimi tamamladıktan sonra şifa terapisiti mi olurum, kendim şifalanır tekrar kurumsala mı dönerim gerçekten bilmiyordum, tek istediğim hayatıma bir kesit atmaktı. İstanbul’a dönünce işimden ayrıldım ve Barbara Brennan Şifa Okulunun öğrencisi oldum.

Bize Barbara Brennan Şifa Okulun u anlatır mısınız?

Barbara Brennan Şifa Okulu Amerika’ da Miami ‘de, 4 yıl süreli ve Amerika’da üniversite diploması veren bir eğitim kurumu. Gerçek anlamda bir şifa terapisti olabilmeniz için okulu tamamlamanız gerekiyor. Eğitim konusu şifa bilimi olduğu için okul tam bir huzur ortamı. Yılda 5 kez, 10 gün süreyle okula gidiyorsunuz ve geriye dönüp öğrendiklerinizi uyguluyorsunuz, size ödevler veriliyor, ödevlerinizi yapıyorsunuz. Tekrar okula döndüğünüzde sizdeki ilerlemeyi ve gelişmeyi gözlemliyorlar. Eğer beklenilen ilerlemeyi sağlayamadıysanız sınıf tekrarı yapıyorsunuz. Dolayısıyla yılda 5 kez Amerika’ ya, Miami’ ye uçmak zorundaydım. Artık sonuna geldim, okulumu tamamlamak için 4 ayım kaldı.

Bu terapinin amaç ve fonksiyonları nelerdir?

Bu şifa terapisi Barbara Brennan tarafından geliştirilmiş tamamlayıcı bir tıp yaklaşımı. Aynı zamanda fizikçi ve NASA’da görev almış bir bilim insanı olan Barbara Brennan, geliştirdiği teknikleri 1982’den bu yana kendi okullarında öğretiyor ve geliştiriyor.

Brennan Şifa Bilimi, kişinin spritüel, duygusal, düşünsel ve fiziksel yaşam tecrübesini derinleştirmeyi hedefliyor. Kişisel gelişim sürecini destekleyerek kalıcı değişimler sağlıyor. Enerji tıkanıklıkları ile bize sıkıntı veren kalıpları fark etmemize ve dengeye varmamıza yardımcı oluyor.

Tabi ki bu terapiden sonuç alabilmek için öncelikle hastanın kendisinin inanması ve kendini adaması gerekir. Bu bir seferde oldu bitti gibi bir şifa yöntemi değil, bir süreç gerektiriyor.

Gestalt koçluğu yapıyorsunuz

Aslında benim hayatım Gestalt’la başladı. Bana şirketimin verdiği koç bir Gestalt koçuydu. Dolayısıyla Gestalt benim hayatıma 2010 yılında girdi ve hayatımın bir parçası oldu. Önce Türkiye’de Gestalt terapistliği eğitimlerini aldım. Eğitim sürecimi tamamladıktan sonra da 1 yıllık master programını aldım. Şimdi Gestalt koçluğu yapıyorum.

Gestalt kelime olarak “bütünleşme” “tamamlanma” gibi anlamlar ifade eder. Kişinin kendi farkındalığına kavuşarak özünü gerçekleştirmesini, yaptıklarının sorumluluğunu alarak kendini anlayabilmesini ve değiştirebilmesini amaçlıyor.

Access Bars terapi seanslarınız da var

Evet almış olduğum eğitimler kendi yolumda beni destekleyen eğitimlerdir.  Vücut üzerinde çalıştığım için beyindeki 32 enerji noktasının tam yerini bilirsem yaptığım işi bütünlemiş olacağımı düşünerek Access Bars eğitimleri aldım. Bu beyindeki 32 enerji noktasına (akapunktur noktasına) dokunarak yapılan bir terapi yöntemi. Seanslarım yaklaşık yarım saat 45 dakika sürüyor ve sadece kafada çalışıyorum.

Acmos Anteni  nedir?

Acmos anteni, akapunktur tedavisinde kullanılan iğnelerin yerine ışık ve bir çeşit anten kullanılarak uygulanan bir terapi yöntemi.

Rene Naccachian, geliştirdiği yüksek hassasiyete sahip olan Acmos Lecher anteni ile insanı ve çevreyi etkileyen titreşimleri ölçebilmiş ve bunların insan sağlığı üzerindeki etkilerini belirleyebilmiş. Bu anten sadece insan ve çevredeki enerji bozukluklarını kontrol etmekle kalmıyor, aynı zamanda bu bozuklukları düzeltmeyi de sağlıyor.

Seanslarınız konusunda bilgi verir misiniz?

Seanslarımı Yüceline Klinik’te gerçekleştiriyorum. Brennan şifa bilimi ve Gestalt seansları yapıyorum, iki öğretiyi birleştirdim. Bir ön konuşmayla açılış yapıyorum sonra ihtiyaca göre teknikler uyguluyorum. Kış aylarında İstanbul’da yaşıyorum ama burada belli bir danışan grubum var, onların ihtiyaçlarına göre organize oluyorum, buraya geliyorum ve seanslarımı yapıyorum.

Uygulanacak yöntemi danışanlarınız mı belirliyor?

Kimse bana şu yöntemi uygula diye gelmiyor. Çünkü insanların da bu konuda fazla bilgileri yok. Dolayısıyla o gün kişinin ihtiyacına göre elimdeki araçlardan uygun olanı ben seçiyorum. Mesela “bugün başım ağrıyor” diyor. O zaman başa odaklı Access Bars uyguluyorum veya “evimde çok yüklü bir enerji var” diyor, o zaman Acmos anteni kullanıyorum. “Belimde çok ağrım var, omuzlarım ağrıyor” diyor, o zaman Brennan kullanıyorum.

Danışan profiliniz nasıl?

Belirli bir yaş grubu yok, İstanbul’da sınav öncesi hazırlıklarından dolayı danışan genç sayısı daha fazla. Burada genç ve çocuk grubu fazla değil.

Seanslarınızın belli bir sayısı var mı?

Seans sayısını ben belirlemiyorum. Kişiye göre değişiyor, bazen bir seansta çözebiliyorum, bazen açılım daha uzun sürebiliyor. Bazen ağır bir seans geçirmiş oluyoruz ve danışanım biraz dinlenmem gerekiyor veya ara vermem gerekiyor diyebiliyor. Bu,  tamamen danışanımın kendi kararı.

Tıp dünyası ile çelişiyor mu?

Her doktor bu yöntemi kabul ediyor diyemeyiz ama tıp doktorları, akapunktur uzmanları, beslenme uzmanları, diş hekimleri ve psikologlar bizim okulda eğitime geliyorlar. Bu yöntemi doktorlarla birlikte uygulamayı arzu ediyoruz, çünkü biz batı tıbbını itmiyoruz. Bana gelen hiçbir hastama ilacını keseceksin demem, zaten öyle bir yetkiye sahip değilim.

Ailenizin yaklaşımı ne oldu?

İlk başlarda annem çok karşı çıktı. Kardeşim destek verdi ama annem doğal koruma ve endişelenme içgüdüleriyle karşı çıktı. Ama daha sonra onlardan çok şey öğrendim, çünkü onlar benim ilk temas ettiğim bireyler oldular. Bu iş için inanmak ve moral çok önemli. Annem romatoid artrid hastası ve çok ağrıları vardı. 2 yıl anneme şifa terapisi uyguladım şimdi doktorlar ilaçlarını kestiler, artık ağrısı da kalmadı. Annem iyileştikçe morali düzeldi, morali düzeldikçe iyileşti.

Aslında herkes şifacıdır, sadece kullanmıyoruz ve geliştirmiyoruz. Kendimizi kapatıyoruz . Hepimiz bir ışık olarak doğuyoruz ve ışık olarak gidiyoruz.

Hedefleriniz, planlarınız

İlk hedefim okulumu bitirmek. Kurumlara yaptığım “Hayatın Dengesi” diye bir çalıştayım var. Hayatta her şey denge, dengemizi bozduğumuz zaman özel hayatımız ve iş hayatımız bozuluyor. Bu çalışmalarımı birebir seanslarla sürdürmek, büyütmek ve geliştirmek istiyorum. Kitap yazıyorum ve kitabımı tamamlamak istiyorum. Seanslarıma ağırlık vererek daha fazla kitlelere ulaşmak istiyorum. En büyük hedefim okulumu tanıtmak, yaymak ve okulumu Türkiye’ ye getirmek. Bu uzun bir süreç bunu sağlamak için üç yıl daha okumam ve eğitmen olmam gerekiyor.

Güzel bir birlikteliğim var şu anda, ona da zaman ve değer vermek istiyorum, bu yolda birlikte ilerlemek istiyorum.

Röportaj: Gül Özdündar Şenay

 

Yorum Yaz

Lütfen Yorumunuzu yazınız!
Adınız

*