Funda Ertürkmen ‘zumba’yı anlattı

0
410

Geçtiğimiz Kasım aynın sonunda, Marmaris’te, görenlerin şaşkınlık ve beğeniyle izledikleri bir etkinlik gerçekleşti. Birbirinden renkli kıyafetleriyle bir grup kadın plajda, kordonda ve Belediye Kültür Evi’nde müzik eşliğinde dans ediyor, zıplıyordu, gülen yüzlerinden de yaptıklarından büyük keyif aldıkları okunuyordu. Meğer İzmir ve Marmaris’te yaşayanlardan oluşan bu renkli grup, sokak hayvanlarının sorunlarına dikkat çekmek amacıyla zumba dansı yapıyormuş.  Ne yalan söyleyeyim, o güne kadar ‘zumba’ nedir bilmiyordum. Sosyal medyada da büyük ilgi ve beğeni toplayan etkinliğin ardından Genel Yayın Yönetmenimiz Seycan Akman,  Zumba Eğitmeni Funda Ertürkmen’le röportaj yapmamı istedi. Sokak hayvanlarına yardım sağlamak hedefiyle organize edilen örnek etkinliğin baş aktörüyle söyleşerek, benim gibi bilmeyenleri de konu hakkında bilgi sahibi edebilirim düşüncesiyle “hay hay” dedim. Zayıf ama son derece zarif ve sportmen görünümlü Funda Ertürkmen’le, eğitmen olarak çalıştığı Akademi Garaj’ın bulunduğu binadaki kafeteryanın bahçesinde söyleştik.

E.T.: Sabırsızlıkla “Zumba nedir?” sorusunun yanıtını almak istiyorum, ancak adettendir önce sizi tanıyabilir miyiz?

F.E.: Manisa Soma doğumluyum. Soma Lisesi’nden mezun olduktan sonra halk oyunları kurslarına katıldım. Zumbayla tanışana kadar da halk oyunları ve dansçılık yaptım, geçimimi bu yolla sağladım. Sonra 2014’te zumbayla tanıştım. Zumbanın dansla ilgili hareketleri ve kareografileri çok hoşuma gitti. “Bu tam bana göre!” dedim, eğitimini aldım. 2015’te Türkiye’nin ilk ZES’i (Zumba Education Specialist) Didem Zeybek’ten uluslararası, yani dünyanın her yerinde zumba eğitimi verebilecek yeterlilikte olduğuma dair belgeye sahip oldum. Yaklaşık 1,5 yıldır da Marmaris’te Akademi Garaj çatısı altında zumba eğitimi veriyorum.

‘BİG BOSS’ KEŞFETMİŞ

E.T.: Vee o soru, nedir zumba?

F.E.: Zumba dünyada Kolombiyalı ünlü kareograf ve aynı zamanda dansçı olan Beto Perez tarafından 1990’lı yılların başında bulunuyor. Bizlerin ‘big boss’ dediğimiz Beto Perez, spor dersine giderken müzik kasedini unutup onun yerine arabasından bir kaset alıyor. O gün yapmış olduğu hareketleri farklı müzikler ve fitness ile birleştirmesi sonucu oluşuyor, daha sonra geliştiriliyor. Sonrasında Perez Amerika’ya giderek yeni ortaklar ediniyor ve zumba adını veriyorlar. Zumba aslında bir dans olarak biliniyor ancak danstan ziyade bir spor. Zumbanın danstan en büyük farkı içinde fitness barındırması. Zumbanın tam açılımı, dans, fitness ve egzersiz programıdır. İçerisinde sadece dans yoktur. Müzik, kareografiler ve bunlarla beraber fitness hareketleri vardır. Sıkı bir kardiyo çalışmasıdır. Kilo vermede çok etkilidir. Dünyada çeyrek yüzyıldır tanınan, uygulanan Türkiye’de ise son 5-6 yıldır gelişen bir akım.

SPOR YAPMANIN EN EĞLENCELİ, EN KEYİFLİ HALİ

E.T.: Peki, siz Zumbayı en kısa ve en anlaşılır şeklide tarif  etseniz, neler söylersiniz?

F.E.:. Dans ve fitnessın bir arada olduğu spor yapmanın en eğlenceli,  en güzel hali. Dans ve fitnes ayrı birer kavram olsa da zumba bu ikisini de içeriyor. Yani müzik eşliğinde dans ve fitness yaparak zinde kalmanızı, stres atmanızı, kilo vermenizi sağlayan bir aktivite zumba..  Tüm sporlarda olduğu gibi zumbanın faydalarını saymakla bitmez. Vücuda esneklik kazandır. Sporu yaptıktan sonra doğru beslenmeye yönlendirir. Kaslarımızı çalıştırır, güçlendirir. Mutluluk hormonu salgılar. Zayıflayıp mutlu olursunuz. Vücudun duruşuna kadar etki eder

HER ZUMBA YAPAN ZAYIFLAR MI?

E.T.: Bu söylediklerinizden “her zumba yapan kilo verir” sonucu çıkarabilir miyiz?

F.E.: (Gülümsedikten sonra sözlerine başladı) Hangi sporu yaparsanız yapın, diyet yapmadan, doğru beslenmedikten sonra fayda göremezsiniz, dolayısıyla zayıflayamazsınız. Günde üç tepsi baklava ye, sonra zumba yapıp zayıfla, elbette ki  yok öyle bir dünya..  Bir de bize çok soruluyor, “ne yemeli, nasıl diyet yapmalıyız” diye. Bizler beslenme uzmanı değiliz. Bu konuda başvurulması gerekenler de beslenme uzmanları. Ama şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki, doğru beslenme yardımıyla en kolay kiloyu zumba yaparak verebilir insanlar..

HER YAŞTAN HER KİLODAN İNSAN YAPABİLİR

E.T.: Peki herkes zumba yapabilir mi?

F.E.: Hareket etmesini engelleyen ağır kusurları, sağlık sorunu bulunmayan, kadın erkek  her yaştan, her kilodan insan zumba yapabilir. Ancak yaş gruplarına göre, hareketler ve dahil olacakları gruplar farklılaşır. Bebeklikten itibaren zumba yapmak mümkün.  Bebeklere anneleriyle beraber müzik eşliğinde hareketler yaptırılıyor, bunu da Zumbini (0-3 yaş arası), Zumba Kids Junior (4-6 arası) Zumba Kids (7-11 arası) olarak verebiliriz. Zumba Kids; çocuklara yönelik. Zumba Gold; yaşı ilerlemiş, herhangi bir rahatsızlığı olanlar, hamileler, yeni başlayıp yavaş tempoda yapmak isteyenler için uygulanıyor.

GÜLE GÜLE KALORİ YAKIYORLAR

E.T.: Spor yapmanın en eğlenceli en keyifli hali diye tanımladığınız Zumbanın diğer sporlardan farkı nedir? Nedir onu eğlenceli, keyifli kılan?

F.E.: Çok çabuk öğrenilir, keyiflidir. Eğitmenin işaretlerini takip ederek hareket etmeniz yeterlidir. Düşünsenize bir fitness merkezine gittiniz, koşu bandı, bisiklet falan vakit geçmez. Ama zumba deyince işin içine eğlence de giriyor. Müzikle beraber, bir grupla birlikte dans edip, eğlenerek kalori yakıyorsunuz. Bu arada sıkıntılarınızı, stresinizi bir kenara bırakıyorsunuz. Aşırı yorgunluk, hatta ağrı, acı veren sporlar yerine eğlenceli, keyifli dakikalar  geçiriyorsunuz.. Kursiyerlerimizin yüzüne de bu yansıyor.  Hepsi derslerden yüzü gülerek, mutlu bir şekilde ayrılıyor.

 

 

ARABESK MÜZİK EŞLİĞİNDE BİLE YAPILABİLİR

E.T.:  Zumba dendiğinde kurulan cümlelerde hep müzik geçiyor. Zumbanın müzik tarzı nedir? Her tür müzikle gerçekleşebilir mi? Mesela arabesk  müzikle?

F.E.: Kaynaklandığı yer dolayısıyla genellikle Güney Amirika müzikleri eşliğinde gerçekleştirilir. Ama diğer müzik türleri de kullanılıyor. Mesela ben Türk Pop müziğini kullanıyorum. Ritmi müsaite olursa neden arabesk müzik eşliğinde de olmasın. Söz deneyeceğim..

E.T.:  Marmaris’te zumbaya ilgi nasıl? Başlamak isteyenler ne yapmalı?

F.E.: Ben, yaklaşık  bir yıldır Akademi Garaj çatısı altında eğitim veriyorum. 20 kadar kursiyerimiz var. Doğrusunu isterseniz, bu rakam yeterli ilgi olmadığını gösteriyor. Sokak hayvanlarının sorununa dikkat çektiğimiz gösterilerin, medyaya yansımasından sonra ilginin arttığını gözlemliyoruz. Dilerim bu ilgi, fiiliyata da dönüşür, daha çok kişi, dans edip eğlenerek, ruhsal ve fiziksel sağlığına iyilik etmiş olur. Bizimle birlikte zumba yapmak isteyenlerin, Akademi Garaj’a gelerek başvurması gerekir.

SOSYAL SORUMLULUK SAHİBİLER

E.T.: Sokak hayvanlarının sorunlarına dikkat çekmek amacıyla “Haydi Marmaris dans et, hareket et, yardım et” sloganıyla  dans gösterisi düzenlediniz. Elde ettiğiniz geliri de sokak hayvanları yararına kullandınız. Zumba felsefesinde böylesine sosyal sorumluluk anlayışı var mı yoksa sizinkisi bir istisna mıydı?

F.E.: O gün bize destek olmak için İzmir’den zumba eğitmenleri ve öğrencileri geldi. Dans eden herkes ayrıca sokak hayvanlarına katkı sağlamak için ücret ödedi. Evet, bu durum istisna değil zumba sevdalıları, seve seve  gönüllü olarak sosyal sorumluluk projelerinin içinde yer alır. Bunun örneklerini ileride daha fazla görebilirsiniz.

 

E.T.: Umarım okuyucularımızı zumba konusunda aydınlatmış, size de tercüman olmuşuzdur., teşekkürler..

Yorum Yaz

Lütfen Yorumunuzu yazınız!
Adınız

*