Elibelinde

0
2018

Yaş 35! Yolun, çizilen değil seçilen olduğunu anladığım zaman. Ömrün yarısı mıdır bilemiyorum ama buraya kadar olan kısmın hızla geçmesinden dehşete kapıldığımı; daha çok hayal kurup daha fazla özlem duyduğumu çok iyi biliyorum. İzmir’deki mutlu çocukluğumu, ODTÜ’teki öğrenciliğimi, İstanbul’daki çok yıllık profesyonel iş ve hayat tecrübemi bir cebime; hayallerimi ve iyi yemek tutkumu diğerine koydum…

Şimdi evine, Ege’ye, toprağa dönen beyaz yaka bir çiftçiyim. Her gün toprağa dokundukça şaşkına dönen, eken, ektiğini emekle büyüten, büyüttüğünden ekmek yiyen bir çiftçi…”

İşte böyle özetliyor Aslı Aksoy tüm yaşantısını. 37 yılını 7 satıra sığdıracak kadar kısa ve öz. Ama hadi gelin hikayesini bir de benim gözümle ve yazdıklarımla inceleyelim. Radikal bir kararla başlayan yeni hayatında merdivenleri ne kadar çabuk tırmanarak Türkiye’nin iki numaralı Kuşkonmaz üreticiliğine eriştiğini birlikte gözlemleyelim:

ASLI AKSOY “ELI BELINDE” ADIYLA 42 DONUMDE KUSKONMAZ URETIMINE BASLADI VE ILK HASATINI ALDI. 7 AY SONUNDA 15 TON URETIM BEKLIYOR. URETIM KOYLU KADINLARINA DA EKMEK KAPISI OLDU.

7 Kasım 1980’de gözünü Ula’nın Kızılyaka mahallesinde açan Aslı çocukluğunu İzmir’de yaşadı. 2003 yılında ODTÜ İşletme Bölümü’nden mezun olduktan sonra Koç Üniversitesi’nde yüksek lisansını tamamlayarak İstanbul’da tekstil ve gıda üretim alanlarında pazarlama müdürü olarak çalışırken Amerika’ya iş gezisine gitti ve hayatı New York kentinde yediği kuşkonmaz ile değişti. 13 yıllık iş hayatını bir kenara bırakıp Kızılyaka’da 42 dönümlük arazide kuşkonmaz üretimine başladı. Türkiye’nin Eskişehir’den sonra ikinci büyük kuşkonmaz üreticisi konumuna geçen Aslı Aksoy, 7 aylık üretim sezonunda 15 ton hedeflediği kuşkonmaz üretiminde ilk bir buçuk ayda 5 tona ulaştı.

“Bir gün bir kuşkonmaz yedim ve o gün, hayatım değişmedi elbet…

O gün tabağımdaki kuşkonmazların görüntüsü ve lezzetine, yanındaki enfes ızgara et ile birlikte uyumuna bayıldım! Aslında ilk görüşte aşk sayılmaz bizimki… Ege’de biz, kuşkonmazın yabanisini biliriz. Baharda kısa bir süre pazar tezgâhlarında tilkişen, tilki kuyruğu, sarmaşık gibi farklı isimlerle görünür. Otu ve yeşilliği bilen, bol tüketen Egeliler için tilkişen faydalıdır, dahası pek lezizdir. Hele üzerine şöyle iki yumurta çaktın mı…

Oysa o tabaktaki kuşkonmazlar daha başkaydı! Dolgun, sulu, nasıl desem…

Tek başına mükemmel!

Türkiye’ye döndüğümde yabani kuşkonmazın kültüre alınmış bu çeşitlerini araştırmaya başladım. Üretimi meşakkatli deniyor, sen ne etcen kuşkonmazı ceviz yap diyenler çıkıyor, anavatanı Anadolu coğrafyası olmasına karşın mutfağımızda yeri yok, nerde yetişir, nasıl pişirmeli… Kimse pek bilmiyor. Literatür yok, bilgi yok.

Ben üzerine mba’li falan işletme okumuşum, ne anlarım ziraattan… Bir yandan araştırıyorum, Hollanda ve İspanya’daki üreticilerden bilgi almaya çalışıyorum, çokça okuyup internette Asparagus’un izini sürüyorum, Türkiye’de kuşkonmazın en büyük üreticisi Nomad Tarım’ın Eskişehir Sarıcakaya’daki tarlalarında çalışıyorum, en çok da orada öğreniyorum; diğer yandan kendime tarla arıyorum, toprak analizleri yaptırıyorum. Bergama’dan, Torbalı’ya; Aydın’dan Dalaman’a tüm Ege’yi geziyorum. Her yer bereketli topraklar, tarım arazisi! Toprağı işleyen yok ama çok yıllık kiralamaya gelince, bana tarla yok…”

İşte kuşkonmazın Aslı’nın hayatına girişinin kendi kaleminden hikayesi bu.

MARMARIS/DHA:ULA ILCESI YESILCAM MAHALLESINDE 42 DONUMDE KUSKONMAZ (FOTO) URETIMINE BASLAYAN ASLI AKSOY BEKLEDIGININ UZERINDE URUN ALMANIN SEVINCINI YASIYOR.
FOTO:MUSTAFA SARIIPEK/ULA(MUGLA), (DHA)

İş değil nasıl mutlu olduğumuz önemli

Aslı, kuşkonmaza öylesine tutunuyor ki, artık yatarken kuşkonmaz, uyurken kuşkonmaz, kalkerken kuşkonmaz. Rüyalarında bile kuşkonmaz görüyor hemen her gün. Türkiye’de fazla üretim ve tüketim yaygın gerekli bilgiler fazla olmadığından Almanya, Fransa, İspanya ve Hollanda’daki üreticilerle irtibata geçerek bilgi dağarcığını artırmaya çalışıyor uzunca bir süre. Türkiye’de bu işi yapan ziraat mühendisleriyle çalışıyor. İlk olarak hafızasına  “Kuşkonmaz Folik Asit açısından çok önemli. Mineral ve vitaminleri çok zengin, sindirime yardımcı, kalp dostu. Kan dolaşımını temizliyor. Çok sağlıklı, çok lezzetli ve henüz Türkiye’de çok tüketimi olmayan, üretimi gelişmemiş bir ürün” sözlerini kazıyor. Kesin kararını veriyor ve arazi de buluyor hemencecik.

2,5 dönümden 42 dönüme

O günleri şöyle dillendiriyor Aslı Aksoy:

“İlk olarak Muğla Ortaca’da kendi de ismi gibi güzel, Güzelyurt Köyünde, Dalaman çayının hemen yanında, benim gördüğüm toprağı en iyi bilen, toprağa aşık adam Hasan Abi ile 2,5 dönüm arazide deneme üretimi yaptık. Ben toprakla, işte o zaman tanıştım! İlk kez avuçlarımın içi patladı;  ilk gelen sürgünün toprağı çatlattığını gördüğümde hayatın mucizesine tanıklığım, aklımı başımdan aldı! Bizim toprak ve iklim, kuşkonmazı seviyor mu, bir sene boyunca deneme tarlamızda çalıştık, her anını gözlemledik. İlk hasadımızda, bizi başından beri destekleyen ailemizde öyle bir sevinç oldu ki, en şenlikli hasat festivallerini gölgede bırakır.

Önce 24, sonra ilave araziler derken bugün 42 dönüme ulaşan Elibelinde tarlalarını, Muğla Kızılyaka Mevkii Yeşilçam Köyündeki komşularımla, tüm köyün kadınları ile birlikte işliyoruz. Ahırdan dönüştürdüğümüz damı; içinde deposu, hydrocooling soğutma sistemi ve soğuk odası bulunan bir paketleme tesisi yaptık. Büyük bir özveri ile ilk hasada kadar tek tek bakımını yaptığımız her fide, bu Mart ayında uyandı.

Bu yolculuğumda ben, bildiğimi zannettiğim her şeyi unuttum. Şimdi Elibelinde 7 Kadın ve Toprak, bana hayatı yeniden öğretiyorlar…”

Dünyada kuşkonmaz

Kuşkonmaz üretiminde Çin birinci, Peru ise ikinci sırada. En büyük tüketici Almanya. Türkiye’de 500 dönümlük arazide üretim ile Eskişehir birinci. Aslı ve 7 kadın çalışanı 42 dönümle ikinci. Balıkesir 30 dönümle üçüncü. Ülkemizde irili ufaklı kuşkonmaz üreticisi sayısı 5’i geçmiyor. Türkiye’de geçen yıl 120 ton kuşkonmaz üretildi. Bu seneki beklenti 180 ton. Burada Elibelinde’lerin şansı ortaya çıkıyor. Çünkü bulundukları bölgenin havası nemli ve yağışlı olarak 7 aya yaygın olması. Bu nedenle de ilk yıldaki beklentileri 7 ayın sonunda 15 ton.

Ama..?

ASLI AKSOY “ELI BELINDE” ADIYLA 42 DONUMDE KUSKONMAZ URETIMINE BASLADI VE ILK HASATINI ALDI. 7 AY SONUNDA 15 TON URETIM BEKLIYOR. URETIM KOYLU KADINLARINA DA EKMEK KAPISI OLDU.

Artık gerçekten elimiz belimizde

“Bir buçuk ay önce ilk aldığımız kuşkonmazın ardından tahminlerimizin çok üstünde üretim oldu. Bizim bu sene ilk yılımız olduğu için ürünün ne şekilde ve nasıl üreyeceğini tahmin edememiştik. Günde iki kez hasata çıktığımız zamanlar oldu ve çok şaşırdık. Havamız çok güzel. Toprağımız verimli ve bereketli. Böyle olunca da tüm tarlaları günde iki kez gezerek ürün alıyoruz. Bu durum bizim için tahmin etmeyi bir kenara bırakın öngöremediğimiz bir olaydı. Bize de sürpriz oldu. Biz burada tamamen doğal üretim yapıyoruz. Tek yaptığımız çok özel ve iyi bir bakım. Yabancı otlar sürekli temizleniyor. Bu sene Nisan yağışları çok güzel gitti. Gerçi yağan dolu bir günlük ürünü vurdu ama köklerinden yeni sürgünler devam etti. Hava ılıman olunca da üründe patlama oldu. Artık gerçekten şirketimizin adı gibi elimiz belimizde. Her bir kuşkonmaza takım arkadaşlarımla birlikte gözümüz gibi bakıp büyütünce toprak da bunun karşılığını verdi”

Erkeğe karşı değiller ama Çalışanların hepsi bayan

Çalışanların hepsinin kadın olması dikkat çekiyor. Aslı’nın 7 yardımcısı da bayan. Neden erkek yok aranızda diye soruyorum tabii ki ben de bir erkek olarak. İşte yanıtı:

“Yanlış anlaşılmasın erkeğe karşı değiliz ama bu bizim işimizin doğası gereği. Çünkü kuşkonmaz kadın emeği isteyen bir ürün. Sürekli eğilerek çalışıyoruz. Her bir ürünün bakımı çok hassasiyet gerektiriyor. Bunu da kadınlarla birlikte çok daha rahat sergileyebiliyoruz. Ekip uyumu çok önemli. Zaten biz burada her gün ailelerimizden çok birbirimizi görüyoruz. Bazen zaman yetişmediğinde burada gece 12’ye kadar türkülerle şarkılarla pür neşe içinde çalışmaya devam ediyoruz. Çok güzel bir birliktelik yakaladık. Bu yüzden de kadın kadına devam edeceğiz gözüküyor. Bizim için geri dönüşler çok önemliydi. Öncelikle lezzet anlamında çok iyi not aldık. Üretim ve kalitemizle çok güzel geri dönüşler aldık.”

Burada çok mutluyuz

7 çalışan bayandan Güler Karadağ “Her şey iyi geçiyor. Aslı hanım mükemmel bir insan. İşimiz ve arkadaşlarımızdan memnunuz. Ortam çok iyi. Daha önce hayvancılık yapıyordum ama burada gerçekten çok mutluyum” diyor.

Şengül Bağcıoğlu “İşe yeni başladım ve bundan da mutluluk duyuyorum”

Birgül Yayla “İşe başlayalı 1,5 ay oldu. Gerçekten burada olmaktan çok mutluyum. Kendi arazi  ve hayvanlarımız var olmasına rağmen burada çalışmaktan daha huzurluyum”

Hatice Kırkan “Aldığım parayla üniversitede kızımı okutuyorum”

Üniversite mezunu Hatice Kırkan ise şimdiden Aslı Aksoy’un sağ kolu olmuş. Hesap işleri ona bağlanmış. Kırkan “Okuldan mezun olunca iş bulamadım ve 1,5 aydır burada çalışıyorum. Sağlıklı ürün yetiştiriyoruz ve hasat çok güzel. Köyümüz ve toplum için burası çok iyi oldu. Aslı hanım olmadığı zaman hesap kitap işlerini de yapıyorum. Şu ana kadar 5 ton civarında ürün topladık. Bu kadarını beklemiyorduk çok şaşırdık” dedi.

Aynur Yıldırım, Özge’nin annesi ve bakın o da neler söylüyor:  “Kuşkonmazın en yaşlı işçisiyim. Yağmurun devam etmesi haşatımızı yükseltti. Satışlar da ortam da güzel”

Kuşkonmaz nasıl üretiliyor?

Tohumdan elde edilen fideler tarlaya dikiliyor. İki yıllık titiz bir bakımın ardından üçüncü yıl azar azar ürün vermeye başlıyor. Tarladaki kökler 10-12 sene boyunca verimli bir şekilde ürün veriyor. Genellikle Şubat ayı sonu Mart başında bitkinin sürgünleri toprak yüzeyinden dışarı çıkmaya başlıyor.  Sürgünler 25 santim boyutuna geldiğinde toprağa yakın bir şekilde kesiliyor. Kesimde hassas davranmak gerekiyor çünkü topraktan çıkmak üzere olan bir sürgün küçük bir bıçak darbesiyle zarar görerek dik çıkması gerekirken eğiliyor ki bu da kalite kriterlerini ters yönde etkiliyor. Tarladan toplanan kuşkonmazlar toprağını atması için yarım saat soğuk suda tepelerini suya değdirmeden bekletiliyor. Serinleme sonunda boylarına göre ayrılıyor ve dipleri kesilerek 400 gramlık bağcıklar haline getiriliyor.

Neden eli belinde?

İş şekli ve çalışma ortamına seçtiği “Eli Belinde’nin anlamını da Aslı Aksoy şöyle yanıtladı:

“Eli Belinde’yi geleneksel motiflerimizden, kilim ve halılarımızdan hatırlamalısınız. Temel olarak kadını, doğurganlığı, verimi ve bereketi temsil eden bir figür. Biz her sabah bu tarlaya girdiğimizde aynı şeyleri kalbimizden geçiriyoruz. Bereket olsun, verimli bir hasat yapalım diyoruz. Zannediyorum ki başka sözcük bizi tarif edemez. Çalışan 7 kadınız ve 7 kadının sembolü eli belinde.”

Röportaj: Mustafa Sarıipek

Yorum Yaz

Lütfen Yorumunuzu yazınız!
Adınız

*